|
KKKA ve KENE KONUSUNDA
BİLGİLENDİRME SEMİNERİ DÜZENLENDİ..

Hava
sıcaklıklarının artmaya başlamasıyla birlikte görülmeye başlayan
kene ısırık vakaları konusunda halkımızın bilinçlendirilmesi
amacıyla İlçe Tarım Müdürlüğü ve Boğazkale Toplum Sağlığı Merkezi
elemanlarınca slayt ve video gösterileri eşliğinde bilgilendirme
toplantısı düzenlendi.
İlçemizin de içinde bulunduğu coğrafyada etkili olarak gözüken Kene
Isırık vakaları ve Kırım Kango Kanamalı Ateşi hastalığı konusunda
gerekli önlemlerin alınması, korunma ve mücadele konularını içeren
bilgilendirme toplantısı 21.04.2008 Pazartesi günü saat 10:00 da
Boğazkale Lisesi Konferans salonunda yapıldı.
İlçe Tarım Müdürü Bayram AY ve İlçe Tarım Müdürlüğü Veteriner
Teknisyeni Ensar YILMAZ ile Boğazkale Toplum Sağlığı personelleri
Ayşe KALKAN ve Canan ŞAHİN'in bilgi verdiği toplantıya Boğazkale
Merkez, Belde ve Köylerden vatandaşlarımız katıldılar.

İlçe
Tarım Müdürlüğü tarafından daha önce konuyla ilgili olarak tüm
köylerimize büyükbaş hayvanların ilaçlanması amacıyla yeterli
miktarda ilaç dağıtımı yapılmış, ilacın kullanımı konusunda köy köy
gezilerek çiftçilerimiz bilgilendirilmişti.
Boğazkale Toplum Sağlığı Merkezi tarafından da el ilanı, broşür ve
afişlerin uygun yerlere asılması ile konu hakkında yoğun olarak
bilgilendirme çalışmaları yapılmaya devam etmektedir.
KKKA ve
Kene ısırıkları hakkında bilinmesi gerekenler...

İlimizin de
bulunduğu coğrafya kene risk bölgesi içerisindedir.
KKKA HASTALIĞI NEDİR ?
Türkiye'de halk arasında kene;
sakırga, yavsı, kerni gibi isimlerle de biliniyor. Keneler zorunlu
kan emici artropodlar olarak dünyanın her bölgesinde yaşıyorlar.
Günümüzde yeryüzünde yaklaşık 850 kene türü olduğu biliniyor. KKA
virüsü ise Bunyaviridae ailesine bağlı Nairovirus soyundan geliyor.
Virüs 56 derece ve 30 dakikada inaktive oluyor. 40 derecede 10 gün
yaşayabiliyor. Ultravviyole ışınlarıyla da hızla inaktive oluyor.
KKKA ilk kez 1944-1945 yıllarında yaz aylarında Batı Kırım
steplerinde çoğunlukla ürün toplamaya yardım eden Sovyet askerleri
arasında görüldü. Hastalığa Kırım hemorajik ateşi adı verildi.
1956'da Zaire'de ateşli bir hastadan Kongo virüsü tespit edildi.
1969'da ise Kongo virüsü
ile Kırım hemorajik ateşi virüslerinin aynı virüs olduğu belirlendi
ve hastalık KKKA ile yeniden adlandırıldı. Doğu Avrupa ve Asya'daki
Kırım-Kongo hemorajik ateş salgınlarının genellikle insanlar
tarafından oluşturan çevresel şartlara bağlı olarak geliştiği
düşünülüyor. Kırım'daki ilk salgının, 2. Dünya Savaşı yıllarında
kene ile enfekte olmuş bölgelerin tarıma açılması nedeniyle oluştuğu
sanılıyor. Daha sonra eski Sovyetler Birliği ve Bulgaristan'da olan
salgınlarda ise ziraatçılık ve hayvancılıktaki değişmelerin
rol oynadığı belirtiliyor.

DÜNYADA
NERELERDE GÖRÜLDÜ ?
KKKA, Nairovirüslerin
neden olduğu ateş, cilt içi ve diğer alanlarda kanama gibi bulgular
ile seyreden kene kaynaklı bir enfeksiyon. Son yıllarda tedavide
görülen gelişmelere rağmen, bu enfeksiyonların ölüm oranı hala
yüksek (ölüm oranı ülkeye göre yüzde 8 ile 80 arasında değişiyor).
KKKA Afrika, Batı ASya ile Kuzey ve Doğu Avrupa'da görüldü.
KKKA virüsünün Bulgaristan,
Makedonyada, Pakistan, Irak, Afganistan, İran, Kosova, Kazakistan,
Sahra altı Afrika ülkeleri, eski Sovyetler Birliği, Yugoslavya,
Yunanistan, Arap yarımadası, Dubai, Kuveyt, Çin ve Moritanya'da
salgınlar yaptı. Hastalık Türkiye'de 2002'de Tokat, Çorum ve Sivas
çevresinde görüldü, daha sonra 22 ile yayıldı.
Virüs, sığır, koyun, keçi, yabani tavşan ve
tilki gibi hayvanlarda tespit edildi. Virüs, sığır ve koyun gibi
Hyalomma keneleri için konak olan hayvanlarda belirtisiz enfeksiyon
ve bir hafta kadar süren geçici viremi (kanda virüsün bulunması)
oluşturmasına rağmen, insanlarda hastalığa neden oluyor. Küçük
memeli hayvanlarda da viremi ve hafif enfeksiyon oluşup keneler için
kaynak oluşturabiliyor. Bir bölgede, kenelerin ve keneler kan
emdiğinde bulaşmayı sağlayacak kanında virüs bulunan hayvanların bol
olması salgın için önemli bir faktör olduğu belirtiliyor. Hyalomma
soyuna ait keneler en etkin ve yaygın olmakla birlikte, 30 kene
türünün KKKA virusunu bulaştırabileceği bildiriliyor.
İNSANLARA
NASIL BULAŞIYOR ?
İnsanlara, ''enfekte kenelerin
yapışması/kan emmesi sırasında salgıladıkları tükürük salgısı ile,
enfekte kenelerin çıplak elle ezilmesi halinde temasla, viremik
hayvanların kesilmesi sırasında hayvana ait kan ve dokularla
temasla, viremik hastalarla (kan ve diğer vücut sıvıları) temasla''
bulaşabiliyor. Hastalık için çiftlik çalışanları, çobanlar,
kasaplar, mezbaha çalışanları, et ve et ürünleri market işçileri
gibi tarım çalışanları ve hayvancılık ile uğraşanlar, veterinerler,
hasta hayvan ile teması olan ve akut hastalarla temas olasılığı
bulunan salgın bölgelerde görev yapan sağlık personeli, askerler,
kamp yapanların risk altında olduğu belirtiliyor.

KENE
ISIRDIĞINDA NE YAPILMALI ?
Yapışan keneler ise kesinlikle öldürülmeden, ezilmeden
/ patlatılmadan ve kenenin ağız kısmı koparılmadan, bir pensle
doğrudan alınması gerekiyor. Isırılan yerin bol sabunlu suyla
yıkanıp,alkolle temizlenmesi de tavsiye ediliyor. Ayrıca vücuttaki
kenelerin üzerine herhangi bir kimyasal madde (alkol, klonya,
gazyağı v.b) dökülmemesi gerekiyor. Çünkü bu maddeler kenenin
kusmasına sebebiyet vereceğinden hastalık bulaştırma riskini
arttırıyor. Kenenin ısırdığı kişinin iki hafta süreyle ateş ve diğer
belirtiler yönünden takip edilmesi de gerekiyor.

KKKA'DA BELİRTİLER NELER ?
İnsanlarda hastalık, ateş, üşüme-titreme, yaygın
kas ağrıları, bulantı-kusma, ishal, yüzde kızarıklık, karaciğerde
büyüme ve kanama ile kendini gösteriyor. Genelde ölümler hastalığın
6 ile 14. günleri arasında oluyor. Hastalar sıklıkla yoğun kanama ve
kalp durmasından kaybediliyor.Tarım Bakanlığı'nın söz konusu
hastalığa vatandaşlara şu uyarılarda bulunuyor:
- Kene bulunan
hayvanlarla temastan kaçınmalı.
- Hayvan kanı,
dokusu veya hayvana ait diğer vücut sıvıları ile temas sırasında da
gerekli korunma önlemleri alınmalı.
- Mümkün olduğu
kadar kenelerin bulunduğu alanlardan kaçınılması gerekiyor.
- Çalı, çırpı ve gür
ot bulunan yerlerden uzak durulmalı, bu gibi yerlere çıplak ayakla
veya kısa giysilerle girilmemeli.
- Özelikle kırsal
alanlarda dolaşılırken çizme giyilmeli veya pantolon paçaları çorap
içine alınmalı.
- Hayvan barınakları
kenelerin yaşamasına imkan vermeyecek şekilde yapılmalı, çatlaklar
ve yarıklar tamir edilerek badana yapılmalı.
|