|
Nişantaş'taki Luvi hiyeroglifi yazıt
|
|
Nişantaş'taki Kuzey Yapı'nın temelleri
|
|
Nişantaş üstündeki yapı kompleksinin
Sfenksli girişinin rekonstrüksyonu
(P. Neve kaynak alınarak U. Betin)
|
|
Burası da Sarıkale,
Yenicekale gibi üzerinde büyük bir yapı bulunan bir kaya
bloğudur. Kaya bloğunun üzerinde kayaya işlenmiş temel
yataklarından ve günümüze ulaşan tek tük taş bloktan duvarların
doğrultusu saptanabilir. Kayalığın önündeki yıkıntının altında
bir kapıya ait sfenkslerle bezeli bloklar bulundu. Bu bloklarda
Yerkapı'daki Sfenksli Kapı'nın dış sfenksleri gibi yalnızca
gövdenin ön kısmı işlenmişti. Göğüs üzerinde lülelerle son bulan
saç tuvaleti veya başlık ve rozetlerden oluşan yüksek baş
süslemesi iyi seçilebilir. Yukarı çıkan bir rampanın üst
bitiminde yer alan bu kapı, sivri kemer biçimliydi. Kaya
bloğunun üstünde yer alan yapı kompleksine buradan giriliyordu.
Ne yazık ki kaya blokları üstündeki tüm yapılar gibi, bunun da
işlevini bilmiyoruz.
Yazıt: Bu kayalık adını Luvi hiyeroglifiyle yazılmış
yazıttan alır. Yazıt 8,5 metre uzunluğunda ve 11 satırlıktır.
Düzletilmiş kaya yüzeyine işlenmiş bu yazıt, zamanında 2 no.lu
odadakiler gibi görünüyordu; ancak açıkta kaldıklarından iyice
aşınmışlardır. Bu nedenle yazıtın içeriği tam olarak
anlaşılamamıştır. Kesin olan, yazıtın Hattuşa'nın bilinen son
Büyük Kralı II.Şupiluliuma' ya ait olduğudur. Büyük olasılıkla
Büyük Kral, babasının anısına yaptırdığı bir anıttan (Yazılıkaya
açık hava tapınağındaki B Odası); ayrıca ardından Kıbrıs'a
çıkartma yaptığı deniz savaşının da aralarında bulunduğu diğer
icraatlarından söz eder. Hititlerin Alaşiya adını verdikleri
Kıbrıs, zengin bakır yatakları nedeniyle sık sık akınlara
uğruyordu.
Nişantaş'ın kuzeyinde, Büyükkale kral sarayının hemen
önündeki alanda bazı resmi binalar bulunuyordu. Asfalt yolun
batısında yer alan ve temelleri restorasyon geçirmiş "Kuzey Yapı
Kompleksi"'nin arkasında, yamaçta "Batı Yapısı" yer alıyor. Batı
Yapısı'nın yalnız bodrum katına ait birkaç duvar bulundu. Bu
bodrum odalarında 3000'in üzerinde "bulla" adı verilen Hitit
Büyük Kralları'nın ve memurlarının kil üzerine mühür baskısı
bulundu. Bulla'lar belge yada malların resmileştirilmesini
sağlıyordu: Bunlar ip yada deri sırımla bağlanıyor; buraya konan
kil topağı üzerine mühür basılıyor. Yangın sonucu herşey yanıp
kül olmuş, ancak ateşle pişip sertleşen kil bullalar günümüze
kadar korunmuşlar. |